KOSGEB Desteklerinde Rapor Yazmak Neden Bu Kadar Kritik?
- alperenkarakse
- 11 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
KOSGEB destekleri kâğıt üzerinde “hibe programı” gibi görünür, fakat gerçekte bir iletişim sınavıdır. Girişimci Destek Programı’ndan Dijital Dönüşüm Desteğine, Kapasite Geliştirmeden Küresel Rekabetçiliğe kadar her başvuru aynı kapıda takılır: raporun kuvveti.

KOSGEB hiçbir işletmeyi “sektörüne göre” seçmez. Neyi nasıl anlattığına göre seçer. Bu yüzden rapor, bir dosya değil; iş fikrinin konuşan hâlidir.
Girişimci Destek Programı için hazırlanan rapor, işletmenin neden kurulması gerektiğini mantıklı bir sıralamayla göstermek zorunda. Eksik anlatırsan zayıf görünür. Abartırsan inandırıcılığını kaybedersin. Bu dengeyi tutturmak çoğu girişimciyi zorlar.
İş Kurma ve İş Geliştirme Destekleri, özellikle sürdürülebilirlik ve nakit akışı odaklıdır. Burada KOSGEB’in görmek istediği şey geleceğe dair bir söz değil; matematiksel bir tutarlılık. Bu tutarlılığı rapora doğru yerleştirmek başvurunun kaderini belirler.
Kapasite Geliştirme ve Küresel Rekabetçilik Destek Programlarında ise konu çok daha nettir: “Bu yatırım, bu işletmeyi gerçekten büyütüyor mu? ”Evet diyorsan, bunu somut gerekçelerle anlatmak zorundasın.
KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı ise bambaşka bir dil ister. Dijitalleşmenin işletmeye ne kazandırdığı, maliyet–fayda oranı ve beklenen verimlilik artışı açık şekilde gösterilmelidir. Çoğu işletme burada takılır çünkü dijitalleşmeyi “teknoloji almak” olarak yazar. Oysa KOSGEB’in görmek istediği şey, “neden bu teknoloji, neden şimdi” sorusunun cevabıdır.
Sonuç net: Rapor, bir başvuru belgesi değil; KOSGEB ile işletmen arasındaki tek köprü. Köprü ne kadar sağlam kurulursa, destek alma ihtimali o kadar yükselir.
Eğer sürecin herhangi bir aşamasında kararsızsan veya raporu doğru dille yazmakta zorlanıyorsan, ALKA profesyonel desteğe hazır.






Yorumlar